
Denizli'nin binlerce yıllık geçmişini günümüze taşıyacak dikkat çekici bir arkeoloji ve kültür turizmi projesinde önemli aşamaya gelindi.
Çal ilçesinde kazı çalışmalarının sürdüğü Ekşi Höyük, yalnızca arkeolojik buluntuların görülebileceği bir kazı alanı olmanın ötesine geçirilerek tarih öncesi yaşamın ziyaretçilere anlatılabileceği özel bir destinasyona dönüştürülmek isteniyor.
Denizli Valiliğinde gerçekleştirilen arkeolojik kazılar değerlendirme toplantısında, Ekşi Höyük için hazırlanan “Tarih Öncesi Yaşayan Köy Projesi”nin Bakanlık tarafından onaylandığı bildirildi.
Ekşi Höyük, Çal'ın bilinen en eski yerleşim alanlarından biri olarak gösteriliyor.
Kazı alanında günümüzden yaklaşık 8 bin 200 yıl öncesine, Neolitik Dönem'e uzanan yaşam izleri bulunuyor.
Arkeolojik çalışmalar, binlerce yıl önce bölgede yaşayan insanların yerleşim düzeninin ve günlük yaşamının anlaşılması açısından önemli bilgiler sağlıyor.
Hazırlanan proje ise bu bilimsel birikimin ziyaretçiler tarafından daha kolay anlaşılabilmesini ve bölgenin kültür turizmine kazandırılmasını hedefliyor.
Projenin adı dikkat çekici:
Tarih Öncesi Yaşayan Köy.
Amaç, ziyaretçiye yalnızca toprak altından çıkarılmış kalıntıları göstermek değil; tarih öncesindeki yaşam biçimini daha anlaşılır bir şekilde anlatabilecek bir alan oluşturmak.
Denizli'deki kazı çalışmalarının değerlendirildiği toplantıda projenin Bakanlık tarafından onaylandığı belirtilirken, yapım aşamasına geçilebilmesi için ödenek desteği talep edildiği bildirildi.
Bu nedenle projenin uygulama ve yapım takviminin, sağlanacak finansman ve sonraki resmî süreçlerin ardından netleşmesi bekleniyor.
Denizli dünya çapında özellikle Pamukkale ve Hierapolis ile tanınıyor.
Ancak kent genelinde yürütülen arkeolojik çalışmalar, bölgenin tarihinin bundan çok daha geniş bir zaman dilimine yayıldığını gösteriyor.
Denizli Valiliğinde gerçekleştirilen değerlendirmede 10 antik kentte devam eden kazıların yanı sıra Kayaca Omurgalı Fosil Lokalitesi'ndeki çalışmalar da ele alındı.
Laodikeia, Hierapolis, Tripolis, Beycesultan, Tabae, Ekşi Höyük, Aşağıseyit Höyüğü, Kolossai, Attouda ve Kazanes Yassıhöyük gibi alanlarda yürütülen çalışmalar, Denizli'nin sahip olduğu büyük arkeolojik zenginliği ortaya koyuyor.
Arkeolojik alanların korunarak ziyaretçilere açılması yalnızca geçmişin ortaya çıkarılması anlamına gelmiyor.
Bu alanların doğru şekilde değerlendirilmesi; kırsal turizmden konaklamaya, yerel ürünlerden gastronomiye ve rehberlik hizmetlerine kadar birçok alanda yeni ekonomik hareketlilik oluşturabiliyor.
Ekşi Höyük'teki projenin hayata geçirilmesi halinde Çal'ın bağcılık, üzüm ve yerel gastronomiyle oluşan turizm potansiyeline arkeoloji ve tarih öncesi yaşam boyutu da eklenebilir.
Böylece bölgeye gelen ziyaretçi için bağlar, yerel ürünler ve binlerce yıllık geçmişi aynı rota içerisinde keşfedebileceği yeni bir turizm modeli ortaya çıkabilir.
Aydın'dan Denizli'ye, Muğla'dan İzmir ve Manisa'ya kadar Ege Bölgesi, Anadolu'nun en zengin arkeolojik coğrafyalarından birini oluşturuyor.
Ekşi Höyük'teki yaklaşık 8 bin 200 yıllık yaşam izleri de bu büyük tarihsel mirasın önemli parçalarından biri.
“Tarih Öncesi Yaşayan Köy Projesi”nin hayata geçirilmesi halinde, binlerce yıl önce Çal'da yaşayan insanların hikâyesinin yeni kuşaklara ve bölgeyi ziyaret eden turistlere daha güçlü biçimde aktarılması mümkün olacak.
AydınHaberci.com olarak Ege'nin yalnızca bugününün değil, toprağın altında saklanan binlerce yıllık geçmişinin de izini sürmeye devam edeceğiz.
Kaynak: T.C. Denizli Valiliği – Denizli'deki Arkeolojik Kazı Çalışmaları Değerlendirme Toplantısı, 2 Eylül 2026
Aydın Haberci
Hızlı olmaktan önce doğru olmayı tercih ederiz.
